DİYABET Tip 2

AKUPUNKTUR : Tarihte ilk kez nezaman kim tarafından akupunktur tedavileri yapılmaya başlandığı bilinmiyor. Ancak Milattan önce 2597-2697 Çin’deki Sarı krallık döneminde yazılmış en eski tip kitabı olarak kabul edilen “Huang Di Nei Jing” de akupunkturdan bahsedilmiştir. Kronolojik sırayla sivreltilmiş taşlar, kemik,balık kılçığı,bambudan, metal ve çelikten yapılan iğneler kullanılmıştır.

Günümüzde yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde çok etkili sonuçlar alındığı için WHO (World Health Organization-Dünya Sağlık Örgütü) tarafından 1979 da yaklaşık 60 farklı hastalıkta tedavi edici etkisi olduğu yayınlanmıştır. Avrupa ve Amerika’nın en önde gelen sağlık kuruluşları (MayoClinic, Cleveland Clinic,johnsHopkinsMedicine…) başta olmak üzere pek çok hastanede “Complementary Medicine’ ve ya Integrative Medicine” olarak adlandırılan kliniklerinde akupunktur uygulamaları, verilen tedavilerin en temelini oluşturmaktadır.

Akupunktur ile ilgili ilginç bilgilerden biri de milattan önce 206 yılında yazılmış “Shuo Wen Jie Za” adlı kitapta belirtilen akupunkturda kullanılan temel 12 meridyenin endikasyonu ve 360 noktanın yeri ,akupunktur tedavisinde günümüzde etkinliğini saptayarak kullandığımız nokta yerleriyle milimetre farklılık göstermeden aynı olmasıdır.

HACAMAT : Yapılan bilimsel çalışmalar neticesinde detoksif, periferik perfuzör ve akupunkturik etkilerinden dolayı günümüzde yine Complementary Medicine kliniklerinde en çok uygulanan işlemlerden biri olmuştur. Dünyaca ünlü pekçok ismin “wet cupping therapy” olarak adlandırılan hacamatı ara ara yaptırdıklarını açıklamaları insanların ilgisini çekse de 2004 Olimpiyatlarında altı altın madalya alarak tarihte bir olimpiyatta enfazla madalya alan sporcu ünvanı alan Michael Phelps’in yarışmada vücudundaki hacamat izleri, özellikle batı toplumunda hacamatın tekrar gündeme gelip yaygın kullanımında önemli katkısı olmuştur.

Tarihte hacamatla ilgili bulunan en eski yazılı kaynak milattan önce 3000 yıllarına ait Ebers Papyrus’ta hacamat ve faydaları anlatılmaktadır. Modern tibbin kurucusu kabul edilen Hipokrat milattan önce 460-377ve Galen milattan sonra 131-210 hacamati tedavilerinde kullanmışlardır. 6.yüzyılda Peygamberimiz ” tedavi olduğunuz şeylerin en hayırlısı hacamattır” demiş ve kendisi Ömrü boyunca 47-48 kez hacamat yaptırdığı ve ümmetine bu tedavi metodunu yaptırmalarını tavsiye ettiği rivayet edilmektedir. 1000 yıllarında Ibni Sina , daha sonraki dönemlerde Ahmet el Mardani , Ebul Kasım el Zahravi gibi dönemin en iyi hekimleri tarafından hastalarına sıkça uygulanmıştır. Osmanlıda saraydan halka her kişi yılda 3-4 kez hacamat yaptırırdı. Napolyan Bonapart’ın kendisi ve askerleri için yılda 10dan fazla kez hacamat ve sülük yaptırdığı bilinmektedir.

HIRUDOTERAPI : Tibbi Sülük (Hirudo Medicinalis, Hirudo Orientalis, Hirudo Verbana..)’ün tarihte, Mısır’dan Roma’ya, Pers, Hindistan, Çin, Anadolu ve Avrupa gibi birbirlerinden bağımsız farklı medeniyetler tarafından tedavi amaçlı kullanıldığı tespit edilmiştir. Ancak ilk tedavilerle ilgili bulgular Milattan önce 1500 yıllarında Babil hekimlerine dayanır. Galen (130-201) ve İbni Sina (980-1037) tedavilerinde sülüğü sık kullandıklarını not etmişlerdir. Selçuklu ve Osmanlı’da da hastalık tedavisinde yaygın olarak kullanılmıştır. Peygamberimizin “Sülük bir şifa kaynağıdır” olarak rivayet edilen hadisi, müslüman toplumlarda sülük tedavilerini yaygınlaştırmıştır. Yapılan bilimsel araştırmalar ile tıbbi sülüklerin salgılarında birbirinden farklı etkinlikte yüzden fazla çeşit, insan organizması için yararlı enzim ve peptit bulunduğu keşfedilmiştir.

Dünyanın en önemli ilaç ve tedavi akreditasyon kuruluşu olan Amerikan FDA(Food Drug Viewende Witte Administration) tarafından 2004 yılında tibbi cihaz olarak kabul edilmiştir. Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, Rusya, Avustralya gibi pek çok gelişmiş ülkede Tharamman ( k “meta e la de Arte med ‘Leech Therapy’ olarak yaygın olarak kullanılmaktadır.

Ibni Sina : 980 yılında Horasanda dünyaya gelmiştir. (Türklerin Anadolu’ya göçünden evvel günümüzdeki İran-Afganistan sınırı boyunca bir bölge ) Pek çok hastalığa karşı kendisine özgü tanı ve tedavi yöntemleri geliştirmiştir ‘ Yazmış olduğu “El Kanun Fittıb ” eseri 1700’lü yıllara kadar Avrupa üniversitelerinde temel tibbi kaynak olarak okutulmuştur Akupunkturda tanı ve tedavide kullanılan 12 meridyeni temsil eden 12 nabız noktasının günümüzün en başarılı akupunkturistlerince bile her birinin 5-6 farklı karakteri ancak ayırtedilebilirken , İbni Sina’nın bu nabızların 18 karekterini tanımlayarak her birini birbirinden ayırt edebilip bunları tanı ve tedavilerinde kullanabilmesi ona özgü en önemli yeteneklerdendir..

ŞİFASIZ HASTALIK YOKTUR ; İRADE EKSİKLİĞİNDEN BAŞKA

DEĞERSİZ BİTKİ YOKTUR : TANINMAMASINDAN BAŞKA